Keyboard and Mouse

Basından

Gazete, kitap ekleri, instagram, facebook ve diğer sosyal medya platformlarında kitaplarımız hakkında çıkan yazılara buradan ulaşabilirsiniz. 

0001870421001-1.jpg

Small Title

SUYUN UNUTTUĞU,

Betül Kanpolat / Birgün Gazetesi 

16/07/2021

Yaşamın kaynağı olan suyu modern bir söylenceye dönüştürüp onurlandıran, yaşamın kendisini gerçeküstü bir masal olarak tanımlayan yazarın çağdaş anlatısı. Yazar kitabını “Çocukluğunu bir masal gibi anlatan” annesine ithaf etmiş. Yaratılış mitlerinde sıkça karşımıza çıkan su ‘bilmediğini bilen, bildiğini bilmeyen’ bir kavram olarak masalsı akışa geçiyor. Sümerce, Urduca, Japonca hatta okurunu araştırmaya teşvik eden Yoruba ve Mapuche dillerindeki karşılıklarıyla bizleri selamlıyor. Suyun unuttuğunu birlikte anımsamaya çalışıyoruz. Kelt, Hawaii ve Aztek mitlerinde göllerin, nehirlerin, okyanusların hâkimi olanlar Eski Mısır’da doğurganlığın sembolü oluyor. Peki Köpekbalığı tanrısı hangi halkın mitolojik hikayelerini süslüyor? “Dağlarda, ovalarda, hırlayan aslan yavrusunun boğaz boşluğunda” dolaşan su öyle dolanıyor ki kendini unutup görünmez oluyor. Fakat bu sırada koca dünyanın huyunu öğreniyor. Dünyanın huyu suyu biraz da suyun huyu suyu aslında. Ve özünde biz insanların da. Su bize öfkemizi, utancımızı, bulunduğumuz kabın şeklini alan davranışlarımızı, sevildikçe canlanan hallerimizi hatırlatıyor. Kitapta Çerapunçi’yi Çamlıhemşin’e, mavi balinaları yüzme bilmeyen çocuklara, kuyuyu kovaya anlatan kim? Yazar suyun hatırlayabildiklerini kâh bir yıldızın kuyruğuna kâh bir gergedanın acıdan sertleşen burnuna yerleştiriyor. Göçler, ağıtlar, maceracı ruhlar metin içinde harmanlanıyor. “İnsanın ayak izini suyun izine uydurduğu zamanı hatırlayışı” öyle güzel resimlenmiş ki şiir ile çizginin uyumu zirveye ulaşıyor. Medeniyetimizin suyu hapsedişi, hatırlanmayan ne varsa suya attığımız gerçeği karşımıza dikiliyor. Su, kadim dilini konuşamaz, kökü yaprağa anlatamaz olur mu? Tanrılar da gözlerini bir bir yumunca, cüce su aygırı, pirinç tarlası ve ıslık çalan örümcek ile birlikte ağlayan insanı neler bekliyor? Çocuk kitabına yakışır bir son!? Cevabı susuzluğunuzda, iç sesinizde ve eğer kitabı birlikte okursanız çocuğunuzun gözbebeklerinde bulacaksınız.

Yazının tamamını okumak için https://www.birgun.net/haber/unuttugumuz-ne-varsa-ayagimiza-takiliyor-351960

nino_kapak_72dpi.jpg

Small Title

ALFABE ORMANI

Nino Harf Peşinde

Ayfer Gürdal Ünal /Çocuk Gözü Yazıları / Dünya Kitap

06/2021

Bu ayın kitapları, okul öncesi ve birinci sınıflara uygun. Alfabe Ormanı-Nino Harf Peşinde ile başlayalım. Eseri Gönül Bortaçina Okutan yazmış ve resimlemiş, Sarıgaga Yayınevi özenli bir baskı ile yayımlamış. Kitabın ilk sayfasında okuru sevimli maymun Nino karşılıyor ve olacakları haber veriyor:
“Hey Merhaba! Kitabıma hoş geldin. Ben Nino. Harflerle oynamayı çok seven bir maymunum. En sevdiğim oyun da hayvan dostlarımın isimlerinin son harflerini kapmak. Ve isimleri, kaptığım harflerle başlayan arkadaşlarımı seninle tanıştırmak. Verdiğim ipuçları ile bana yardım eder misin?”
Oyun, maymun ile başlıyor. Maymunun son harfi nedir? N. Nino okurdan N ile başlayan, Güney yarımkürede Pasifik Okyanusu’nda, hem de okyanusun çok derinlerinde yaşayan kafadan bacaklı bir hayvan bulmamı-zı istiyor. Hem de kafadan bacaklıların en çok bacaklı olanı, tam 90 bacağı olanını bulmalıyız. 90 bacağı ve sert, çizgili kabuğu olan hangi hayvan var? Vallahi ben bilemedim. Sayfayı çevirince aranan hayvanın Notilus olduğunu anladım anlamasına da bu sefer Nino, Notilus’un S’sini sordu yeni bir soru. İşte kitap bu dizgede 18 hayvan ve harf tanıtarak sürüyor. Kitabın arkasında tanıtılan tüm hayvanların çıkartması olan bir armağan sayfa da var.
Kitabın güzel tarafı harf kavramını oyun-laştırarak sunması. Yuva son sınıf ve birinci sı-nıfların bu kitaptan çok keyif alacağını düşünüyorum. Bilmece konusu olan hayvanlardan armadillo, ispinoz, kivi, ornitorenk, notilus, narval Türk okurunun az karşılaştığı hayvanlardan olduğu için oyun sırasında bilgilenmek için de iyi bir fırsat. Bir başka öğrenme fırsatı da okyanuslar ve kıtalar için sunuluyor. İste-yenler bir dünya küresi ya da atlas eşliğinde okyanusların yerini çocuklara gösterebilir, diğer hayvanların yaşadıkları bölgelere ya da ülkelere bakabilirler. Bu oyunu başka hayvanlarla çoğaltabilir veya aynı oyunu bitkilerle de oynayabilirler.

Yazının Tamamını okumak için: https://ayfergurdalunal.com/tr/cgy/242.html

İCSAYFA_KIRMIZI_RİNGA.jpg

Small Title

KIRMIZI RİNGA

Efsane Karakoç /

Eğitimpedia /
Uzm. Klinik Psikolog

Sessiz kitaplarla zihninizi biraz daha zorlamaya ne dersiniz? Bence Kırmızı Ringa açık ara en yaratıcı sessiz kitaplardan biri olabilir. Kitabın yarısı (ilk 24 sayfa) sessiz kitap olarak kurgulanmış. Yani herhangi bir yazı – hikâye yok. Sayfa sadece görsellerden oluşuyor.

Önce kocaman bir park görüyorsunuz. İçinde yok yok. Bankta kazak ören bir nine, bir diğerinde kitap okuyan küçük bir kız, top oynayan – topaç çeviren çocuklar, yan flüt çalan bir müzisyen, meditasyon yapan bir kadın, ilham arayan genç bir şair, aşıklar, hayat yorgunu olanlar, enerjiyle dolup taşanlar, kör sahibine rehberlik eden bir köpek, notaları kovalayan kuşlar, bebeklerini gezdiren anneler neler neler…

Öyle büyülü ve cıvıl cıvıl bir park ki burası. Her sayfada bu park var. Ancak içindeki bu bahsettiğim kahramanlar sayfa değiştikçe hareket ediyorlar. Yani bir akış söz konusu. Bu arada sayfalarda bir de kırmızı ringa görüyoruz. Tüm parkı dolaşıp yavaş yavaş gözden kayboluyor. Kitabın ikinci yarısında ise bu parktaki karakterlerin bazıları için yazılmış 7 adet hikaye bulunuyor. Her biri parkın bir köşesindeki hayata dokunuyor.

Kitabın yazarı ve çizeri (Gonzalo Moure – Alicia Varela) kitabın arka kapağında okuyucuya şöyle seslenmişler: “Nerede olursan ol, çevrende hikayeler vardır. Pek çok hikaye. İnsanlar kadar çok. Ama onları görür müyüz? Bazen evet. İşte bundan bahsediyor bu kitap. Başlangıçta, ilk baktığında yalnızca kırmızı ringa balığını göreceksin. Dikkatini dağıtmak için bir bahane, bir oyun, neredeyse bir şaka, ama aslında o balık senin bakışın. Ringa balığı sensin, bu sayfalara kim bakarsa ringa balığı o. Denemeye ne dersin?” 

Tam da bu sözlerin üstüne yapmamız gereken şeyler var aslında. Parkta hikâyesi yazılmamış o kadar çok karakter var ki. Örneğin benim ilk gözüme çarpan balonunu elinden kaçıran kız çocuğu oldu. Yazar onun hikâyesini bize bırakmış.

İllüstrasyon oldukça başarılı, parkta ele alınacak çok fazla detay var. Sadece resimlere bakarak koca bir saati devirebilirsiniz. Yaratıcı düşünmenin yanı sıra dikkat geliştirme – görsel algı alanlarında da çocuklar için kullanılabilecek keyifli bir kitap. Kitabın tamamen yaşsız olduğunu düşünüyorum. Çünkü okul öncesi grubuyla resimler üzerine konuşabilir, yazarın hikâyelerini okuyup, kendi hikayelerini anlatmalarını isteyebilirsiniz. Aynı zamanda ilkokul grubu için okuma kitaplarından biri olabilir. Her yaştan okuyucunun zevk alacağı hem göze hem kalbe hitap eden çok özgün bir kitap!

Yazının tamamını okumak için: https://www.egitimpedia.com/haftanin-cocuk-kitabi-kirmizi-ringa

Instagram: juniorkitap